|
|
BIRINCI KISIM
Genel Esaslar
I. Devletin Şekli
Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyet'tir.
II. Cumhuriyetin Nitelikleri
Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
III. Devletin Bütünlüğü, Resmi Dili, Bayrağı, Milli Marşı ve Başkenti
Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe'dir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı "İstiklal Marşı"dır. Başkenti Ankara'dır.
IV. Değiştirilemeyecek Hükümler
Madde 4: Anayasanın 1'inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2'nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3'üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
V. Devletin Temel Amaç ve Görevleri
Madde 5: Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanin maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI. Egemenlik
Madde 6: Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiç bir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
VII. Yasama Yetkisi
Madde 7: Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
VIII. Yürütme Yetkisi ve Görevi
Madde 8: Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
IX. Yargı Yetkisi
Madde 9: Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun Önünde Eşitlik
Madde 10 : Herkes, dil, irk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü
Madde 11 : Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve di-er kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.
IKINCI KISIM
Temel Haklar ve Ödevler
BIRINCI BÖLÜM
Genel Hükümler
I. Temel Hak ve Hürriyetlerin Özelliği
Madde 12 : Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
II. Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması
Madde 13 : Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli egemenliğinin, Cumhuriyetin, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlakın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunlarla sınırlanabilir. Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz. Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir.
III. Temel Hak ve Hürriyetlerin Kötüye Kullanılamaması
Madde 14 : Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölün-mez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, irk, din ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar. Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya tahrik edenler Hakkında uygulanacak müeyyideler kanunla düzenlenir. Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkini verir şekilde yorumlanamaz.
IV. Temel Hak ve Hürriyetlerin Kullanılmasının Durdurulması
Madde 15 : Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, Milletlerarası hukuktan do-an yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddi ve manevi varlığının bük-tünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
V. Yabancıların Durumu
Madde 16 : Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, Milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir.
IKINCI BÖLÜM
Kişinin Hakları ve Ödevleri
I. Kişinin Dokunulmazlığı, Maddî ve Manevî Varlığı
Madde 17 : Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tabiî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz, rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz. Mahkemelerce verilen ölüm cezalarının yerine getirilmesi hali ile meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır.
II. Zorla Çalıştırma Yasağı
Madde 18 : Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği
Madde 19 : Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Sekil ve şartları kanunda gösterilen: Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslah veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da Hakkında sinir dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini ve değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir. Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir. Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırk sekiz saat ve toplu olarak islenen suçlarda en çok on beş gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde uzatılabilir. Yakalanan veya tutaklaşan kişinin durumu, soruşturmanın kapsam ve konusunun açığa çıkmasının sakıncalarının gerektirdiği kesin zorunluluk dışında, yakınlarına derhal bildirilir. Tutuklanan kişilerin, makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama sürecine duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak için bir güvenceye bağlanabilir. Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına sahiptir. Bu esaslar dışında bir isleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, kanuna göre, Devletçe ödenir.
IV. Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması
a. Özel Hayatın Gizliliği
Madde 20 : Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatinin gizliliğine dokunulamaz. Adli soruşturma ve kovuşturmanın gerek-tirdi istisnalar saklıdır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça, kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz.
b. Konut Dokunulmazlığı
Madde 21 : Kimsenin konutuna dokunulamaz. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
c. Haberleşme Hürriyeti
Madde 22 : Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunun açıkça gösterdiği hallerde, usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınan merciin emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğe dokunulamaz. Istisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanununda belirtilir.
V. Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti
Madde 23 : Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlemesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç islemesini önlemek; amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandasın yurt dışına çıkma hürriyeti, ülkenin ekonomik durumu, vatandaşlık ödevi yada ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din ve Vicdan Hürriyeti
Madde 24 : Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerinde kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır. Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VI. Düşünce ve Inanç Hak ve Hürriyetleri
a. Vicdan ve Din Hürriyeti
VII. Düşünce ve Kanaat Hürriyeti
Madde 25 : Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; Düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
Madde 26 : Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak yada vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. Bu hürriyetlerin kullanılması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. Düşüncelerin açıklanması ve yayılmasında kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dil kullanılamaz. Bu yasağa aykırı yazılı veya basılı kağıtlar, plaklar, ses ve görüntü bantları ile diğer anlatım araç ve gereçleri usulüne göre verilmiş hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınan mercii bu kararını, yirmi dört saat içinde yetkili hakime bildirir. Hakim bu uygulamayı üç gün içinde karara bağlar. Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
b. Düşünce Hürriyeti
IX. Bilim ve Sanat Hürriyeti
Madde 27 : Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir. Yayma hakkı, Anayasanın 1'inci, 2'nci ve 3'üncü maddeleri hükümlerinin değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz. Bu madde hükmü, yabancı yayınların ülkeye girmesi ve dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve Yayımla Ilgili Hükümler
a. Basın Hürriyeti
Madde 28 : Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz. Kanunla yasaklanmış olan herhangi bir dilde yayım yapılamaz. Devlet, Basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır. Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27'inci maddeleri hükümleri uygulanır. Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye yada ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu ile dağıtım hakim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili mercii, bu kararını en geç yirmi dört saat içinde yetkili hakime bildirir. Yetkili hakim bu kararı en geç kırk sekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önlemek kararı hükümsüz sayılır. Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere olaylar Hakkında yayım yasağı konulamaz. Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla; Devletin ülkesi veya milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakin korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir. Toplatma kararı veren yetkili mercii bu kararını en geç yirmi dört saat içinde yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırk sekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır. Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde genel hükümler uygulanır. Türkiye'de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplanır.
VI. Basın ve Yayımla Ilgili Hükümler
b. Süreli ve Süresiz Yayın Hakki
Madde 29 : Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağla-namaz. Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili mercii, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur. Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanması engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz. Süreli yayınlar, Devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkanlarından eşitlik esasına göre yararlanır.
c. Basın Araçlarının Korunması
Madde 30 : Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri, Devle-tin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel ilkeleri ve milli güvenlik aleyhinde işlenmiş bir suçtan mahkum olma hali hariç, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere ve işle-tilmekten alıkonulamaz.
d. Kamu Tüzelkişilerinin Elindeki Basın Dışı Kitle Haberleşme Araçlarından Yararlanma Hakkı
Madde 31 : Kişiler ve siyasi partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki Basın dışı kitle haberleşme ve yayım araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri kanunla düzenlenir. Kanun, 13'üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında bir sebebe dayanarak halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz.
e. Düzeltme ve Cevap Hakki
Madde 32 : Düzeltme ve cevap hakkı, ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla düzenlenir. Düzeltme ve cevap yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hakim tarafından ilginin müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar verilir.
XI. Toplantı Hak ve Hürriyetleri
a. Dernek Kurma Hürriyeti
Madde 33 : Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma hakkına sahiptir. Dernek kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, derneğin faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye başvurur. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. Dernekler, kanunun öngördüğü hallerde hakim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak, milli güvenliğin, kamu düzeninin, suç islenmesini veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmi dört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar. Birinci fıkra hükmü, Silahlı Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel değildir. Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.
b. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakki
Madde 34 : Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idarî merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergâhı tespit edebilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların çıkması veya milli güvenlik gereklerinin ihlâl edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini yok etme amacını güden fiillerin islenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir. Kanun, ayni sebeplere dayalı olarak bir ile bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasını öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez. Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler.
XII. Mülkiyet Hakki
Madde 35 : Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
XIII. Hakların Korunmasıyla Ilgili Hükümler
a. Hak Arama Hürriyeti
Madde 36 : Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
b. Kanuni Hakim Güvencesi
Madde 37 : Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz. Bir kimseye kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
c. Suç ve Cezalara ilişkin Esaslar
Madde 38 : Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zaman aşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Ceza sorumluluğu şahsidir. Genel müsadere cezası verilemez. Idare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir. Vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye geri verilemez.
XIV. Ispat Hakkı
Madde 39 : (1961)- Kamu görev ve hizmetinde bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın doğru-luğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
XV. Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması
Madde 40 : Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rüku hakki saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
I. Ailenin Korunması
Madde 41 : Aile Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ve uygulanmasının sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
II. Eğitim ve Öğrenim Hakki ve Ödevi
Madde 42 : Kimse, eğitim ve öğretim haklarından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkinin kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve Inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. Ilköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır. Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak, kanunla düzenlenir. Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır. Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. Türkçe'den başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir. Milletlerarası antlaşma hükümleri saklıdır.
III. Kamu Yararı
a. Kıyılardan Yararlanma
Madde 43 : Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarında, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkan ve şartları kanunla düzenlenir.
b. Toprak mülkiyeti
Madde 44 : Devlet, toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin azalması sonucunu doğuramaz. Bu amaçla dağıtılan toprak bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla düzenlenir.
c. Tarım, Hayvancılık ve Bu Üretim Dallarında Çalışanların Korunması
Madde 45 : Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkta uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır. Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.
d. Kamulaştırma
Madde 46 : Devlet ve kamu tüzelkişileri;kamu yararının gerektirdiği hallerde, karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idari ittifaklar kurmaya yetkilidir. Kamulaştırma bedelinin hesaplanma tarz ve usulleri kanunla belirlenir. Kanun kamulaştırma bedelinin tespitinde vergi beyanını, kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, taşınmaz malların birim fiyatlarını ve yapı maliyet hesaplarını ve diğer objektif ölçüleri dikkate alır. Bu bedel ile vergi beyanındaki kıymet arasındaki farkın nasıl vergilendirileceği kanunla gösterilir. Kamulaştırma bedeli, nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme sekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir ve peşin ödenmeyen kısım Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddine bağlanır. Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya isleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.
e. Devletleştirme
Madde 47 : Kamu hizmeti niteliği taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde devletleştirilebilir. Devletleştirme gerçek karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri kanunla düzenlenir.
IV. Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti
Madde 48 : Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
V. Çalışma ile Ilgili Hükümler
a. Çalışma Hakkı ve Ödevi
Madde 49 : Çalışma, herkesin hakki ve ödevidir. Devlet, çalışanlarin hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır. Devlet, isçi-işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır.
b. Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı
Madde 50 : Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.
c. Sendika Kurma Hakkı
Madde 51 : Işçiler ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler. Sendikalar veya üst kuruluşlarını kurabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili merciye verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti halinde yetkili merci, sendika veya üst kurulusun faaliyetinin durdurulması veya kapatılması için mahkemeye başvurur. Sendikalara üye olmak ve üyelikten ayrılmak serbesttir. Hiç kimse sendikaya üye olmaya, üye kalmaya, üyelikten ayrılmaya zorlanamaz. Işçiler ve işverenler aynı zamanda birden fazla sendikaya üye olamazlar. Herhangi bir iş yerinde çalışabilmek, isçi sendikasına üye olmak veya olmamak şartına bağlanamaz. Işçi sendikası ve üst kuruluşlarında yönetici olabilmek için, en az on yıl bilfiil isçi olarak çalışmış olmak şartı aranır. Sendika ve üst kuruluşların tüzükleri, yönetim ve işleyişlere, Anayasada belirlenen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olamaz.
d. Sendikal Faaliyet
Madde 52 : (23.7.1995 gün ve 4121 sayılı yasayla yürürlükten kaldırılmıştır.)
VI. Toplu Iş Sözleşmesi, Grev Hakkı ve Lokavt
a. Toplu Iş Sözleşmesi Hakkı
Madde 53 : Işçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler. Toplu iş sözleşmesinin nasıl yapılacağı kanunla düzenlenir. 128'inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 54'üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve idareyle amaçları doğrultusunda görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni, uygun idari veya kanuni düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulu'nun takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar Kurulu'nun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla düzenlenir. Ayni işyerinde, ayni dönem için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve uygulanamaz.
b. Grev Hakki ve Lokavt
Madde 54 : Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla düzenlenir. Grev hakki ve lokavt iyi niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve milli serveti tahrip edecek şekilde kullanılamaz. Grev esnasında greve katılan isçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendika sorumludur. Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla düzenlenir. Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflarda anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir. Yüksek Hakem Kurulunun kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir. Siyasi amaçlı grev ve lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, verim düşürme ve diğer direnişler yapılamaz. Greve katılmayanların işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde engellenemez.
VII. Ücrette Adalet Sağlanması
Madde 55 : Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgari ücretin tespitinde ülkenin ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurulur.
VIII. Sağlık, Çevre ve Konut
a. Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması
Madde 56 : Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yasama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.
b. Konut Hakkı
Madde 57 : Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler.
IX. Gençlik ve Spor
a. Gençliğin Korunması
Madde 58 : Devlet, Istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır. Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.
b. Sporun Geliştirilmesi
Madde 59 : Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur.
X. Sosyal Güvenlik
a. Sosyal Güvenlik Hakkı
Madde 60 : Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.
b. Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler
Madde 61 : Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar. Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır. Yaşlılar, Devletçe korunur. Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla düzenlenir. Devlet, korunmaya muhtaç çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri alır. Bu amaçlarla gerekli teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
c. Yabancı Ülkelerde Çalışan Türk Vatandaşları
Madde 62 : Devlet, yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin, kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken tedbirleri alır.
XI. Tarih, Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması
Madde 63 : Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır. Bu varlıklar ve değerlerden özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla düzenlenir.
XII. Sanatın ve Sanatçının Korunması
Madde 64 : Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.
XIII. Sosyal ve Ekonomik Hakların Sınırı
Madde 65 : Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek, mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Siyasi Haklar ve Ödevler
I. Türk Vatandaşlığı
Madde 66 : Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk'tür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.
II. Seçme, Seçilme ve Siyasi Faaliyette Bulunma Hakları
Madde 67 : Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir. Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler. On sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı, seçme ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir. Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir. Silah altında bulunan er ve erbaşlarla, askeri öğrenciler, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan tutukluların seçme haklarını kullanmalarında, oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler yüksek seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hakimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak şekilde düzenlenir.
III. Siyasi Partilere Girme Hakkı
a. Parti Kurma,Partilere girme ve Partilerden Çıkma
Madde 68 : Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için on sekiz yaşını doldurmuş olmak gerekir. Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi partiler, önceden izin almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içinde faaliyetlerini sürdürürler. Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve Milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk Devleti ilkelerine, Millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez. Hakimler ve savcılar, Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, silahlı kuvvetler mensupları ile yükseköğretim öncesi öğrencileri siyasi partilere üye olamazlar. Yükseköğretim elemanlarını siyasi partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu elemanların, siyasi partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları belirler. Yükseköğretim öğrencilerinin siyasi partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla düzenlenir. Siyasi partilere, devlet, yeterli düzeyde ve hakça mali yardım yapar. partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir.
b. Siyasi Partilerin Uyacakları Esaslar
Madde 69 : Siyasi partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla düzenlenir. Siyasi partiler, ticari faaliyetlere girişemezler. Siyasi partilerin gelir ve giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla düzenlenir. Anayasa mahkemesince siyasi partilerin mal edinimleri ile gelir ve giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa mahkemesi, bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştay'dan yardım sağlar. Anayasa mahkemesinin bu denetim konusunda vereceği kararlar kesindir. Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa mahkemesince kesin olarak karara bağlanır. Bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68'inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir. Bir siyasi partinin 68'inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. Temelli kapatılan bir parti bir başka ad altında kurulamaz. Bir siyasi partinin temelli kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri, Anayasa mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının resmi gazetede gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi olamazlar. Yabancı Devletlerden, uluslararası Kuruluşlardan ve Türk uyruğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alan siyasi partiler temelli olarak kapatılır. Siyasi partilerin Kuruluş ve çalışmaları, denetleme ve kapatılmaları ile siyasi partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV. Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı
a. Hizmete Girme
Madde 70 : Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.
b. Mal Bildirimi
Madde 71 : Kamu hizmetine girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna edilemez.
V. Vatan Hizmeti
Madde 72 : Vatan hizmeti, her Türkün hakkı ve ödevidir. bu hizmetin silahlı kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla düzenlenir.
IV. Vergi Ödevi
Madde 73 : Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi bakanlar Kuruluna verilebilir.
VII. Dilekçe Hakkı
Madde 74 : Vatandaşlar, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. Bu hakkın kullanılma biçimi kanunla düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Cumhuriyetin Temel Organları
BIRINCI BÖLÜM
Yasama
a. Kuruluşu
Madde 75 : (17.5.1987 - 3361 ve 23.7.1995 - 4121) Türkiye Büyük Millet Meclisi, genel oyla seçilen beş yüz elli milletvekilinden oluşur.
b. Milletvekili Seçilme Yeterliliği
Madde 76 : Otuz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir. En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, ideolojik veya anarşik eylemlere katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler. Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından isçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
c. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Seçim Dönemi
Madde 77 : Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır. Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir. Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.
d. Türkiye Büyük Millet Meclisi Seçimlerinin Geriye Bırakılması ve Ara Seçimleri
Madde 78 : Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkan görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi, seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir. Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinden boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tam sayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Genel seçimlere bir yıl kala, ara seçimi yapılamaz.
e. Seçimlerin Genel Yönetim ve Denetimi
Madde 79 : Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz. Yüksek Seçim Kurulunun ve diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Yüksek Seçim Kurulu yedi asil ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkan vekili seçerler. Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştay'dan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkan vekili ad çekmeye girmezler. Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de milletvekili seçimlerinden uygulanan hükümlere göre olur.
f. Üyelikle Ilgili Hükümler
1. Milletin Temsili
Madde 80 : Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler.
2. Ant Içme
Madde 81 : Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde ant içerler: "Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim."
3. Üyelikle Bağdaşmayan Işler
Madde 82 : Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardim sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmi veya özel herhangi bir isle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi, Meclisin kararına bağlıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.
4. Yasama Dokunulmazlığı
Madde 83 : Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanı'nın teklifi üzerine Meclisçe başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu tutulamazlar. Seçimden önce veya sonra bir suç islediği ileri sürülen milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14'üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi Hakkında, seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince zaman aşımını işlemez. Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmaz-lığını kaldırmasına bağlıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki siyasi parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
5. Milletvekilliğinin Düşmesi
Madde 84 : Istifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı'nca tespit edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nca kararlaştırılır. Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlama halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur. 82'inci maddeye göre milletvekilliği ile bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir. Meclis çalışmalarına özürsüz veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durmuş Meclis Başkanlık Divanı'nca tespit edilmesi üzerine, genel kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla karar verilebilir. Partisinin temelli kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesi'nin temelli kapatmaya ilksin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu kararın Resmi Gazete'de gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel Kurula bilgi sunar.
6. Iptal Istemi
Madde 85 : Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine 84'üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar verilmiş olması halinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın, Anayasaya, kanuna veya içtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini on beş gün içerisinde kesin karara bağlar.
7. Ödenek ve Yolluklar
Madde 86 : Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek ve yollukları kanunla düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine sosyal güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez. Ödenek ve yollukların en çok üç aylığı önceden ödenebilir.
II. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Görev ve Yetkileri
a. Genel Olarak
Madde 87 : Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek; Milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiillerden dolayı hüküm giyenler hariç olmak üzere, genel ve özel af ilanına, mahkemelerce verilip kesinleşen ölüm cezalarının yerine getirilmesine karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir.
b. Kanunların Teklif Edilmesi ve Görüşülmesi
Madde 88: Kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir. Kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları içtüzükle düzenlenir.
c. Kanunların Cumhurbaşkanınca Yayımlanması
Madde 89 : Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları on beş gün içinde yayımlar. Yayımlanmasını uygun bulmadığı kanunları, bir daha görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte ayni süre içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Bütçe kanunları bu hükme tabi değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa, Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri gönderebilir. Anayasa değişikliklerine ilişkin hükümler saklıdır.
d. Milletlerarası Antlaşmaları Uygun Bulma
Madde 90 : Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve Milletlerarası kuruluşlarla Yapılacak antlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylanması bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı asmayan antlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde bu antlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur. Milletlerarası bir antlaşmaya dayanan uygulama antlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari antlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren antlaşmaların, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz. Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü antlaşmaların yapılmasında birinci fıkra hükmü uygulanır. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar Hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
e. Kanun Hükmünde Kararname Çıkarma Yetkisi Verme
Madde 91 : Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısminin birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Yetki kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini ve sadesi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir. Bakanlar Kurulunun istifası, düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan yetkinin sona ermesine sebep olmaz. Kanun hükmünde kararnamenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de belirtilir. Sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler saklıdır. Kanun hükmünde kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de gösterilebilir. Kararnameler, Resmi Gazetede yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Yetki kanunları ve bunlara dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedilikle görüşülür. Yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte, yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmi Gazetede yayımlandığı gün yürürlüğe girer.
f. Savaş Hali Ilanı ve Silahlı Kuvvet Kullanılmasına Izin Verme
Madde 92 : Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına ve Türkiye'nin taraf olduğu Milletlerarası antlaşmaların veya Milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanıca, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verebilir.
III. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Faaliyetleri ile Ilgili Hükümler.
a. Toplanma ve Tatil
Madde 93 : Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Eylül ayının ilk günü kendiliğinden toplanır. Meclis, bir yasama yılında en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya veya bakanlar kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya çağırılır. Meclis Başkanıda dogrudan doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine Meclisi toplantıya çağırır. Ara verme veya tatil sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatil devam edilemez.
b. Başkanlık Divanı
Madde 94 : Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divan, Meclis üyeleri arasında seçilen Meclis Başkanı, Başkan vekilleri, Katip üyeleri ve Idari Amirlerinden oluşur. Başkanlık Divani, Meclisteki siyasi parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak şekilde kurulur. Siyasi parti grupları Başkanlık için aday gösteremezler. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divani için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. Ilk seçilenlerin görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç yıldır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, Meclis üyeleri içinden, Meclisin toplandığı günden itibaren on gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir, Başkan seçimi gizli oyla yapılır. Ilk iki oylamada üye tam şayisinin üçte iki ve üçüncü oylamamada üye tam şayisinin salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi aday gösterme süresinin bitiminden itibaren, on gün içinde tamamlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan vekillerinin, Katip Üyelerinin ve Idari Amirlerinin adedi, seçim nisabi, oylama sayısı ve usulleri Meclis Içtüzüğünde belirlenir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başkan vekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; Başkan ve oturumu yöneten Başkan vekili oy kullanamazlar.
c. Iç Tüzük, Siyasi Parti Grupları ve Kolluk Işleri
Madde 95 : Türkiye Büyük Millet Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı içtüzük hükümlerine göre yürütülür Içtüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grupları, en az yirmi üyeden meydana gelir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis edilir. Iç tüzük hükümleri, siyasi parti gruplarının, Meclislerin bütün faaliyetlerine kuvvetleri oranında katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasi parti grupları, en az on üyeden meydana gelir. Meclisler, kendi kolluk işlerini Başkanları eliyle düzenler ve yürütürler.
d. Toplantı ve Karar Yeter Sayısı
Madde 96 : Anayasada, başkaca bir hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının en az üçte biri ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar yeter sayısı hiç bir şekilde üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasından az olamaz. Bakanlar Kurulu üyeleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile birlikte en çok iki oy kullanabilir.
e. Görüşmelerin Açıklığı ve Yayımlanması
Madde 97 : Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak yayımlanır. Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına bağlıdır. Meclisteki açık görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divaninin teklifi üzerine Meclisçe başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile yayımı serbesttir.
IV. Türkiye Büyük Millet Meclisinin Bilgi Edinme ve Denetim Yolları
a. Genel Olarak
Madde 98 : Türkiye Büyük Millet Meclisi soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması yollarıyla denetleme yetkisini kullanır. Soru, Bakanlar Kurulu adına, sözlü veya yazılı olarak cevaplandırmak üzere Başbakan veya Bakanlardan bilgi istemekten ibarettir. Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir. Genel görüşme, toplumu ve Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir. Soru, Meclis araştırması ve genel görüşmeyle ilgili önergelerin verilme sekli, içeriği ve kapsamı ile cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis içtüzüğü ile düzenlenir.
b. Gensoru
Madde 99 : Gensoru önergesi, bir siyasi parti grubu adına veya en az yirmi milletvekilinin imzasıyla verilir. Gensoru önergesi, verilisinden sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır; dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasi parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir. Gündeme alma kararıyla birlikte, gensorunun görüşülme günüde belli edilir; ancak, gensorunun görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya bırakılamaz. Gensoru görüşmeleri sırasında üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır. Bakanlar Kurulunun veya bir bakanın düşürülebilmesi, üye tam şayisinin salt çoğunluğuyla olur; oylamada yalnız güvensizlik oyları sayılır. Meclis çalışmalarının dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla gensoru ile ilgili diğer hususlar içtüzükle belirlenir.
c. Meclis Soruşturması
Madde 100 : Başbakan veya bakanlar Hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi en geç bir ay içinde görüşür ve karara bağlar. Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Meclisteki siyasi partilerin, güçleri oranında Komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak on beş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclise sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Meclis, raporu öncelikle görüşür ve gerek gördüğü takdirde ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır. Meclisteki siyasi parti gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar alınamaz.
IKINCI BÖLÜM
Yürütme
I. Cumhurbaşkanı
a. Nitelikleri ve Tarafsızlığı
Madde 101 : Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için seçilir. Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür. Bir kimse, iki defa Cumhurbaşkanı seçilemez. Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.
b. Seçimi
Madde 102 : Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir. Eniz üçer gün ara ile Yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tam sayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir. Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
c. Ant Içmesi
Madde 103 : Cumhurbaşkanı, görevine baslarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde ant içer: "Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanin ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk Ilke ve Inkılaplarına ve Laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin san ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim".
d. Görev ve Yetkileri
Madde 104 : Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir. Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır;
a) Yasama ile ilgili olanlar: Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak, kanunları yayımlamak, kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek, Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak, Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya sekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin olanlar: Başbakan atamak ve istifasını kabul etmek, Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek, Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna Başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak, yabancı Devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek, Milletlerarası antlaşmaları onaylamak ve yayımlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek, Genelkurmay Başkanını atamak, Milli Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak, Milli Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek, Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkyönetim veya olağanüstü hal ilan etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak, Kararnameleri imzalamak, Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak. Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak, Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırmak, Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek, Üniversite Rektörlerini seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar: Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Askeri Yargıtay Üyelerini, Askeri Yüksek Idare Mahkemesi üyelerini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek. Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
III. Görev ve Yetkileri
e. Sorumluluk ve Sorumsuzluk Hali
Madde 105 : Cumhurbaşkanının, Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve ilgili bakan sorumludur. Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercicilerine başvurulamaz. Cumhurbaşkanı, vatani ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tam sayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır.
f. Cumhurbaşkanına Vekillik Etmek
Madde 106 : Cumhurbaşkanının hastalık ve yurtdışına çıkmak gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
g. Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği
Madde 107 : Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin kurulusu, teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.
h. Devlet Denetleme Kurulu
Madde 108 : Idarenin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda, her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar. Silahlı Kuvvetler ve yargı organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı dışındadır. Devlet Denetleme Kurulunun üyeleri ve üyeleri içinden başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler arasından, Cumhurbaşkanınca atanır. Devlet Denetleme Kurulunun isleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük isleri, kanunla düzenlenir.
II. Bakanlar Kurulu
a. Kuruluş
Madde 109 : Bakanlar Kurulu, Başbakan ve bakanlardan kurulur. Başbakan, Cumhurbaşkanınca,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından atanır. Bakanlar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından
Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın önerisi
üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir. b. Göreve Başlama ve Güvenoyu
Madde 110 : Bakanlar Kurulunun listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise toplantıya çağırılır. Bakanlar
Kurulunun programı, kurulusundan engel bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan
tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur.
Güvenoyu için görüşmeler programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra
baslar ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçtikten sonra oylama yapılır.
c. Görev Sırasında Güvenoyu Madde 111 : Başbakan, gerekli görürse, Bakanlar
Kurulunda görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden güven isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe
görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam gün geçmedikçe oya konulamaz.
Güven istemi, ancak üye tam sayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir. d. Görev
ve Siyasi Sorumluluk Madde 112 : Başbakan, Bakanlar Kurulunun Başkanı olarak,
bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin genel siyasetinin yürütülmesini
gözetir. Bakanlar Kurulu bu siyasetin yürütülmesinden birlikte sorumludur. Her
bakan, Başbakana karşı sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki islerden ve
emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden de sorumludur. Başbakan, bakanların
görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek
ve düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür. Bakanlar Kurulu üyelerinden milletvekili
olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde ana içerler
ve bakan sıfatını taşıdıkları sürece milletvekillerinin tabi oldukları kayıt
ve şartlara uyarlar ve yasama dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri gibi ödenek ve yolluk alırlar. e. Bakanlıkların
Kurulması ve Bakanlar Madde 113 : Bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri,
yetkileri ve teşkilatı kanunla düzenlenir. Açık olan bakanlıklara izinli veya
özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan geçici olarak vekillik eder. Ancak,
bir bakan birden fazlasına vekillik edemez. Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı
ile Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce Divana
sevki halinde Hükümet istifa etmiş sayılır. Herhangi bir sebeple boşalan bakanlığa
en geç on bes gün içinde atama yapılır. f. Seçimlerde Geçici Bakanlar Kurulu
Madde 114 : Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimlerden önce, Adalet, Içişleri
ve Ulaştırma Bakanları çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce; seçim
dönemi bitmeden seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan
başlayarak beş gün içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden
veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır. 116'ncı madde gereğince seçimlerin
yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici
Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan atanır. Geçici Bakanlar Kuruluna,
Adalet, Içişleri ve Ulaştırma Bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya
Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasi parti gruplarından, oranlarına
göre üye alınır. Siyasi parti gruplarından alınacak üye sayısını Türkiye Büyük
Millet Meclis Başkanı tespit ederek Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı
kabul etmeyen veya sonradan çekilen partililer yerine, Türkiye Büyük Millet
Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar atanır. Geçici Bakanlar Kurulu, yenilenme
kararının Resmi Gazete'de ilanından itibaren beş gün içinde kurulur. Geçici
Bakanlar Kurulu için güvenoyuna başvurulamaz. Geçici Bakanlar Kurulu seçim süresince
ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife görür. G. Tüzükler Madde 115 : Bakanlar
Kurulu, kanunun uygulanmasını göstermek veya emrettiği isleri belirtmek üzere,
kanunlara aykırı olmamak ve Danıştay'ın incelenmesinden geçirilmek şartıyla
tüzükler çıkarabilir. Tüzükler, Cumhurbaşkanınca imzalanır ve kanunlar gibi
yayımlanır. h. Türkiye Büyük Millet Meclisi Seçimlerinin Cumhurbaşkanınca Yenilenmesi
Madde 1161 : Bakanlar Kurulunun, 110'uncu maddede belirtilen güvenoyunun alamaması
ve 99' uncu veya 111'inci maddeler uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde;
kırk beş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya kurulduğu halde güvenoyu
alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak,
seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Başbakanın güvensizlik oyu ile düşürülmeden
istifa etmesi üzerine kırk beş gün içinde veya yeni seçilen Türkiye Büyük Millet
Meclisinde Başkanlık Divani seçiminden sonra yeni kırk beş gün içinde Bakanlar
Kurulunun kurulamaması hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Yenilenme kararı
Resmi Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir. I. Milli Savunma 1. Başkomutanlık
ve Genelkurmay Başkanlığı Madde 117 : Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
Manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Milli
güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından
Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur. Genelkurmay
Başkanı: Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini
Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun
teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Milli Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları
ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir. 2. Milli Güvenlik Kurulu
Madde 118 : Milli Güvenlik Kurulu Cumhurbaşkanının Başkanlığında, Başbakan,
Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma, Içişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz
ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından kurulur. Gündemin
özelliğine göre kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağırılıp görüşleri
alınabilir. Milli Güvenlik Kurulu; Devletin Milli Güvenlik siyasetinin tayini,
tespiti ve uygulanması ile ilgili kararların alınması ve gerekli koordinasyonun
sağlanması konusundaki görüşleri Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin
varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve
güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar
Bakanlar Kurulunca öncelikle dikkate alınır. Milli Güvenlik Kurulunun gündemi;
Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak Cumhurbaşkanınca
düzenlenir. Cumhurbaşkanı katılamadığı zamanlar Milli Güvenlik Kurulu Başbakanın
Başkanlığında toplanır. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin teşkilatı
ve görevleri kanunla düzenlenir. III. Olağanüstü Yönetim Halleri A. Olağanüstü
Haller 1. Tabii Afet ve Ağır Ekonomik Bunalım Sebebiyle Olağanüstü Hal Ilanı
Madde 119 : Tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım
hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir
veya birden fazla bölgesinde veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü
hal ilan edebilir. 2. Şiddet Olaylarını Yaygınlaşması ve Kamu Düzeninin Ciddi
Şekilde Bozulması Sebebiyle Olağanüstü Hal Ilanı Madde 120 : Anayasa ile kurulan
hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik
yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet
olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulunun da görüsünü
aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi
altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilan edebilir. 3. Olağanüstü Hallerle
Ilgili Düzenleme Madde 121 : Anayasanın 119 ve 120 enci maddeleri uyarınca olağanüstü
hal ilanına karar verilmesi durumunda, bu karar Resmi Gazetede yayımlanır ve
hemen Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde ise derhal toplantıya çağrılır. Meclis, olağanüstü hal süresini
değiştirebilir, Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek
üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali kaldırabilir. 119'uncu madde uyarınca
ilan edilen olağanüstü hallerde vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma
yükümlülükleri ile olağanüstü hallerin her türlü için ayrı ayrı geçerli olmak
üzere, Anayasanın 15'inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin
nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin
nasıl ve ne surette alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği,
görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklik yapılacağı ve olağanüstü yönetim
usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda düzenlenir Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda,
kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler, resmi gazetede yayımlanır
ve ayni gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisçe
onaylanmasına ilişkin süre ve usul içtüzükte belirlenir. b. Sıkıyönetim, Seferberlik
ve Savaş Ilanı Madde 122 : Anayasanın tanıdığı hür demokrasi düzenini veya temel
hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve olağanüstü hal ilanını gerektiren
hallerde daha vahim şiddet hareketlerinin yaygınlaşması veya savaş hali, savası
gerektirecek bir durumun bas göstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete
karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin bölünmezliğini
içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin yaygınlaşması sebepleriyle,
Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Milli Güvenlik Kurulucunda
görüsünü aldıktan sonra, süresi altı ayı asmamak üzere yurdun bir veya birden
fazla bölgesinde veya bütününde siki yönetim ilân edebilir. Bu karar, derhal
Resmi Gazetede yayımlanır ve ayni gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına
sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya
çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli gördüğü takdirde sıkıyönetim
süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi kaldırabilir. Sıkıyönetim
süresinde, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sıkıyönetim
halinin gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilir. Bu kararnameler
Resmi Gazetede yayımlanır ve ayni gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına
sunulur. Bunların Meclisçe onaylanmasına ilişkin süre ve usul içtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında dört ayı asmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin kararına bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı ve
işlemlerin nasıl yürütüleceği, idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl
kısıtlanacağı veya durdurulacağı ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun
bas göstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek yükümlülükler kanunla düzenlenir.
Siki yönetim komutanları Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev yaparlar.
V. Idare a. Idarenin Esasları 1. Idarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzel Kişiliği Madde
123 : Idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. Idarenin
kuruluş ve görevleri merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak
kurulur. 2. Yönetmelikler Madde 124 : Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri,
kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak
üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi
yönetmeliklerin Resmi Gazetede yayımlanacağı kanunla belirtilir. b. Yargı Yolu
Madde 125 : Idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.
Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şûranın kararları
yargı denetimi dışındadır. Idari işlemlere karşı açılacak dâvalarda süre, yazılı
bildirim haricinden baslar. Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka
uygunluğunun denetimi ile sinirlidir. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen
sekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem
ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.
Idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların dogmasına
ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca
milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması
kararı verilmesini sınırlayabilir. Idari kendi eylem ve işlemlerinden doğan
zararı ödemekle yükümlüdür. c. Idarenin Kuruluşu 1. Merkezi Idare Madde 126
: Türkiye, merkezi idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara
ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere
ayrılır. Illerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. Kamu hizmetlerinin
görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezi
idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir.
2. Mahalli Idareler Madde 127 : Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının
mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen
ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek
oluşturulan kamu tüzelkişileridir. Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile
yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. Mahalli
idarelerin seçimleri, 67'nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır.
ancak, milletvekili genel veya ara seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içinde
yapılması gereken mahalli idareler organlarına veya bu organların üyelerine
ilişkin genel veya ara seçimler milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte
yapılır. kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.
Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin
itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur.
ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma
açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, içişleri bakanı,
geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir. Merkezi idare,
mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun
şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının
korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda
belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir. Mahalli
idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında
Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve
kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir.
bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır. d. Kamu Hizmeti
Görevlileriyle Ilgili Hükümler 1. Genel Ilkeler Madde 128 : Devletin, kamu iktisadi
teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle
yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve süreli görevler, memurlar
ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerin
nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık
ve ödenekleri ve diğer özlük isleri kanunla düzenlenir. Üst kademe yöneticilerinin
yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir. Memurlarla Ilgili
Hükümler Görev ve Sorumlulukları, Disiplin Kovuşturulmasında Güvence Madde 129
: Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette
bulunmakla yükümlüdürler. Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma
hakki tanınmadıkça disiplin cezası verilmez. Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili
olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı
Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken isledikleri kusurlardan
doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydiyla ve kanunun gösterdigi
sekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir. Memurlar ve
diğer kamu görevlileri Hakkında isledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza
kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği
idari merciin iznine bağlıdır. e. Yükseköğretim Kurumları ve Üst Kuruluşları
1. Yükseköğretim Kurumları Madde 130 : Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan
bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek
amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,
yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli
birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe salip üniversiteler
Devlet tarafından kanunla kurulur. Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre,
kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim
ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir. Kanun, üniversitelerin
ülke sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir. Üniversiteler ile öğretim
üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler.
Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü
ve bölünmezliği aleyhinde faaliyette bulunma serbestliği vermez. Üniversiteler
ve bunlara bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik
hizmetleri Devletçe sağlanır. Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler
Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca seçilir ve atanır. Üniversite
yönetim ve denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun
veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle
olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar. Üniversitelerin hazırladığı
bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Milli Eğitim
Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun
olarak isleme tabi tutularak yürürlüğe konulur ve denetlenir. Yükseköğretim
kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev,
yetki ve sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkini
kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme
ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim elemanlarının
kamu kuruluşları ve diğer kurumları ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve süreleri,
yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin yapacağı yardımlar
ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza isleri, mali isler, özlük hakları, öğretim
elemanlarının uyacakları koşullar, üniversiteler arası ihtiyaçlara göre öğretim
elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat
içinde çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim
Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı mali kaynakların kullanılması
kanunla düzenlenir Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali
ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması
ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için
Anayasada belirtilen hükümlere tabidir. 2. Yükseköğretimin Düzenlenmesi Madde
131 : Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek,
denetle-meç, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma
faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler
doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen
kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının
yetiştirilmesi için planlama maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur. Yükseköğretim
Kurulu, Üniversiteler, Bakanlar Kurulu ve Genelkurmay Başkanlığınca seçilen
ve sayıları, nitelikleri ve seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından
rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik
vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan
doğruya seçilen üyelerden kurulur. Kurulun teşkilâtı, görev, yetki, sorumluluğu
ve çalışma esasları kanunla düzenlenir. 3. Yükseköğretim Kurumlarından Özel
Hükümlere Tâbi Olanlar Madde 132 : Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet teşkilâtına
bağlı yükseköğretim kurumları özel kanunlarının hükümlerine tâbidir. f. Radyo
ve Televizyon Kuruluşları ve Kamuyla Ilişkili Haber Ajansları Madde 133 : 8.7.1993-3913)
Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve isletmek kanunla düzenlenecek şartlar
çerçevesinde serbesttir. Devletçe kamu tüzelkişiliği olarak kurulan tek radyo
ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardim gören haber ajanslarının
özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır. g. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumu Madde 134 : Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını,
Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak
ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk'ün manevi himayelerinde, Cumhurbaşkanının
gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk araştırma Merkezi, Türk Dil
Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinde oluşan, kamu tüzelkişiliğine
sahip "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu" kurulur. Türk Dil Kurumu
ile Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kurulusu organları, çalışma usulleri ve özlük
isleri ile kurulusuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir
h. Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları Madde 135 : Kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek
ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel
menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri
ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek
disiplini ve ahlâkini korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi
üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında,
gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir. Kamu Kurum ve kuruluşları ile kamu
iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek kuruluşlarına
girme mecburiyeti aranmaz. Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette
bulunamazlar. Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde
siyasi partiler aday gösteremezler. Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin
idari ve mali denetimine ilişkin kurallar kanunla düzenlenir. Amaçları dışında
faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu organlarının görevine, kanunun
belirlediği merciin veya cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkeme kararıyla
son verilir ve yerlerine yenileri seçtirilir. Ancak, milli güvenliğin, kamu
düzeninin, suç islenmesi veya suçun devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği
hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya
üst kuruluşlarını faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı,
yirmi dört saat içerisinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim, kararını
kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, bu idari karar kendiliğinden yürüdükten
kalkar. I. Dinayet Isleri Başkanlığı Madde 136 : Genel idare içinde yer alan
Dinayet Isleri Başkanlığı, lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş
ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek,
özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirir. j. Kanunsuz Emir Madde 137
: Kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden
aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse,
yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde
ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde,
emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle
yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askeri hizmetlerin
görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için
kanunla gösterilen istisnalar saklıdır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargı I. Genel Hükümler
A. Mahkemelerin Bağımsızlığı Madde 138 : Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar;
Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci ve kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere
ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde
bulunamaz. Görülmekte olan bir dâva Hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin
kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir
beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına
uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez
ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. b. Hâkimlik ve Savcılık Teminatı
Madde 139 : Hakimler ve savcılar azlolunamazlar, kendileri istemedikçe Anayasada
gösterilen yastan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması
sebebiylede olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini
sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte
kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler Hakkında kanundaki istisnalar
saklıdır. c. Hakimlik ve Savcılık Mesleği Madde 140 : Hakimler ve savcılar adli
ve idari yargı hakim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler meslekten
hakim ve savcılar eliyle yürütülür. Hakimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik
teminatı esaslarına göre görev ifa ederler. Hakim ve savcıların nitelikleri,
atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri,
görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi,
haklarında disiplin kovuşturması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle
ilgili veya görevleri sırasında isledikleri suçlardan dolayı soruşturma yapılması
ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk
veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük isleri mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. Hakimler
ve savcılar altmış beş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askeri hakimlerin
yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir. Hakimler ve savcılar,
kanunda belirtilenlerden başka, resmi ve özel hiç bir görev alamazlar. Hakimler
ve savcılar idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar. Hakim ve
savcı olup da adalet hizmetindeki idari görevlerde çalışanlar, hakimler ve savcılar
hakkındaki hükümlere tabidirler. Bunlar, hakimler ve savcılara ait esaslar dairesinde
sınıflandırılır ve derecelendirilir, hakimlere ve savcılara tanınan her türlü
haklardan yararlanırlar. d. Duruşmaların Açık ve Kararların Gerekçeli Olması
Madde 141 : Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının
veya tamamı-nın kapalı yapılmasına ancak genel ahlakin veya kamu güvenliğinin
kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir. Küçüklerin yargılanması
Hakkında kanunla özel hükümler konulur. Bütün mahkemelerin her türlü kararları
gerekçeli olarak yazılır. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması,
yargının görevidir. e. Mahkemelerin Kurulusu Madde 142 : Mahkemelerin kurulusu,
görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usulleri kanunla düzenlenir. f. Devlet
Güvenlik Mahkemeleri Madde 143 : Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü,
hür demokratik düzen ve nitelik-leri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine
işlenen ve doğrudan doğruya devletin iç ve dış güvenliği ile ilgili davalara
bakar. Devlet Güvenlik Mahkemesinde bir başkan, iki asil ve iki yedek üye ile
savcı ve yeteri kadar savcı yardımcısı bulunur. Başkan, bir asil ve bir yedek
üye ile savcı, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve Cumhuriyet savcıları arasından;
bir asil ve bir yedek üye, birinci sınıf askeri hakimler arasından; savcı yardımcıları
ise Cumhuriyet savcıları ve askeri hakimler arasından özel kanunlarında gösterilen
usule göre atanır. Sivil ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yasini doldurmuş,
yüksek öğrenim görmüş olmak şarttır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başkanı, üye ve
yedek üyeleriyle savcı ve savcı yardımcıları dört yıl için atanırlar, süresi
bitenler yeniden atanabilirler. Devlet Güvenlik Mahkemeleri kararlarının temyiz
mercii Yargıtay'dır. Devlet Güvenlik Mahkemelerinin işleyişi, görev ve yetkileri
ve yargılama usulleri ile ilgili diğer hükümler, kanunda gösterilir. Devlet
Güvenlik Mahkemesinin yargı çevresine giren bölgelerde sıkıyönetim ilan edilmesi
halinde, bu bölgelerle sinirli olmak üzere kanunla belirlenen esaslara göre
Devlet Güvenlik Mahkemesi Sıkıyönetim Askeri Mahkemesine dönüştürülebilir. g.
Hakim ve Savcıların Denetimi Madde 144 : Hakim ve savcıların görevlerini; kanun,
tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (hakimler için idari nitelikteki genelgelere)
uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri
sırasında suç isleyip islemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri
icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve
soruşturma, Adalet Bakanlığının izniyle Adalet Müfettişleri tarafından yapılır.
Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme işlemlerini, hakkında soruşturma ve inceleme
yapılacak olandan daha kıdemli hakim veya savcı eliyle de yaptırabilir. h. Askeri
Yargı Madde 145 : Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından
yürütülür. Bu mahkemeler, asker kişilerin; askeri olan suçları ile bunların
asker kişiler aleyhine veya askeri mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri
ile ilgili olarak isledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler. Askeri
mahkemeler, asker olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askeri suçları ile
kanunda gösterilen görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen
askeri mahallerde askerlere karsı isledikleri suçlamada bakmakla görevlidirler.
Askeri mahkemelerin savaş veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi
kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde
adli yargı hakim ve savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir. Askeri
yargı organlarının kurulusu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük isleri, askeri
savcılık görevlerini yapan askeri hakimlerin mahkemesinde görevli bulundukları
komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı, askerlik
hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askeri hakimlerin
yargı hizmeti dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin gereklerine
göre teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir.
II. Yüksek Mahkemeler a. Anayasa mahkemesi 1. Kurulusu Madde 146 : Anayasa mahkemesi
on bir asil ve dört yedek üyeden kurulur. Cumhurbaşkanı, iki asil ve iki yedek
üyeyi Yargıtay, iki asil ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asil üyeyi Askeri
Yargıtay, Askeri Yüksek Idare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca kendi
Başkan ve üyeler arasında üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile her bos yer
için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asil üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun
kendi üyesi olmayan Yükseköğretim Kurumları öğretim üyeleri içinden göstereceği
üç aday arasından; üç asil ve bir yedek üyeyi üst kademe yöneticileri ile avukatlar
arasından seçer. Yükseköğretim Kurumları öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri
ve avukatların Anayasa mahkemesine asil ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk
yaşını doldurmuş, yüksek öğrenim görmüş veya öğrenim kurumlarında en az on beş
yıl öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az on beş yıl fiilen çalışmış veya
en az on beş yıl avukatlık yapmış olmak şarttır. Anayasa Mahkemesi, asil üyeleri
arasından gizli oyla ve üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl için bir
Başkan ve bir başkan vekili seçer. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Anayasa
Mahkemesi üyeleri, asli görevleri dışında resmi veya özel hiç bir görev alamazlar.
2. Üyeliğin Sona Ermesi Madde 147 : Anayasa Mahkemesi üyeleri altmış beş yaşını
doldurunca emekliye ayrılırlar. Anayasa Mahkemesi üyeliği, bir üyenin hakimlik
mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymesi halinde kendiliğinden;
görevini sağlık bakımdan yerine getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde
de, Anayasa Mahkemesi üye tam şayisinin salt çoğunluğunun kararı ile sona erer.
3. Görev ve Yetkileri Madde 148 : Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde
kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğünün Anayasaya sekil ve
esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece
sekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağan üstü hallerde, sıkıyönetim
ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin sekil ve esas bakımından
Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz. Kanunların
sekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukta yapılıp yapılmadığı;
Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği
şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sinirlidir. Sekil bakımından denetleme,
Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beste biri tarafından
istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra,
sekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez.
Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi,
Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek Idare Mahkemesi Başkan ve
üyeleri, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Hakimler ve Savcılar
Yüksek Kurulunu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan
dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar. Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet
Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcı vekili yapar. Yüce Divan kararları kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevlerime yerine getirir. 4.
Çalışma ve Yargılama Usulü Madde 149 : Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye ile
toplanır, salt çoğunluk ile karar verilir. Anayasa değişikliklerinde iptale
karar verebilmesi için üçte iki oy çokluğu şarttır. Sekil bozukluklarına dayalı
iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır. Anayasa
Mahkemesi'nin kurulusu ve yargılama usulleri kanunla; Mahkemenin çalışma esasları
ve üyeleri arasındaki is bölümü kendi yapacağı içtüzükle düzenlenir. Anayasa
Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan isleri dosya üzerinde
inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere
ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir ve siyasi partilerin
temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı'ndan sonra kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının
veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler. 5. Iptal Davası Madde 150
: Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi
içtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin sekil ve esas bakımından
Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal
davası açabilme hakki, Cumhurbaşkanına, iktidar ve Ana muhalefet partisi meclis
grupları ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının en az beste biri
tutarındaki üyelere aittir. Iktidarda birden fazla siyasi partinin bulunması
halinde, iktidar partilerinin dava açma hakkini en fazla üyeye sahip olan parti
kullanır. 6. Dava Açma Süresi Madde 151 : Anayasa Mahkemesinde doğrudan doğruya
iptal davası açma hakki, iptali istenen kanun, kanun hükmünde kararname veya
içtüzüğün resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün sonra düşer.
7. Anayasaya Aykırılığın Diğer Mahkemelerde Ileri Sürülmesi Madde 152 : Bir
davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin
hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü
aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu
konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Mahkeme, Anayasaya aykırılık
iddiasını ciddi görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara
bağlanır. Anayasa Mahkemesi, isin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay
içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı
yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin
kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak
zorundadır. Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği red kararının
Resmi Gazetede yayımlanma-sından sonra on yıl geçmedikçe ayni kanun hükmünün
Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz. 8. Anayasa Mahkemesinin
Kararları Madde 153 : Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. Iptal kararları
gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde
kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle,
yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde
kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü ya da bunların hükümleri,
iptal kararlarının resmi gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken
hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir.
Bu tarih, kararın resmi gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
Iptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet
Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı
veya teklifini öncelikle görüşüş karara bağlar. Iptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları resmi gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme
ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. B.
Yargıtay Madde 154 : Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka
bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir.
kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları
ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca
üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Yargıtay Birinci
Başkanı, birinci başkan vekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından
Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört
yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcı vekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri
arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından
dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtay'ın
kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başkan vekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile
Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcı vekilinin nitelikleri ve seçim
usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir. C. Danıştay Madde 155 : Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve
kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı arar ve hükümlerin son inceleme
merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi
olarak bakar. Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen
kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri
hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek,
idarî uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idari yargı hakim ve savcıları
ile bu meslekten sayılanlar arasından Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte
biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından
seçilir. Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkan vekilleri ve daire başkanları, kendi
üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve
gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler.
Danıştay'ın, kuruluşu, işleyişi, başkan, Başsavcı, başkan vekilleri, daire başkanları
ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idari yargının özelliği, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir. D. Askeri
Yargıtay Madde 156 : Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden verilen karar ve
hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker kişilerin kanunla gösterilen
belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Askeri Yargıtay üyeleri
birinci sınıf askeri hakimler arasından Askeri Yargıtay Genel Kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer
aday içinden Cumhurbaşkanınca seçilir. Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı,
Ikinci Başkanı ve daire başkanları Askeri Yargıtay üyeleri arasından rütbe ve
kıdem sırasına göre atanırlar. Askeri Yargıtay'ın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının
disiplin ve özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. E. Askeri Yüksek Idare Mahkemesi
Madde 157 : Askeri Yüksek Idare Mah |