 |
FATİH
SULTAN MEHMET
(
1432- 1481 )
|
Çağ
açan Osmanlı hükümdarı... Bizans İmparatorluğu'na son veren
hükümdar. Osmanlı hanedanının ilk resmî
sultanı. 29 Mart cumartesi gecesi Edirne Eski Saray'da doğdu. Babası II.
Murad, annesi İsfendiyar Beyi'nin
kızı Hatice Hüma Sultan'dır. Tahsile
başlayana kadar geçen zaman içinde, Edirne Sarayı ve II. Murad'ın Bursa'daki evinde yaşadı. Ve gelenek
gereği yedi yaşında okumaya başladığı zaman üç ayrı hocadan ders aldı. Kültür,
sanat ve askerlik
konularında gördüğü bu dersler,
zamanın en ileri gelen bilginleri tarafından veriliyordu.
1443'de
Amasya Valisi iken ölen ağabeysi Alâaddin Ali Çelebi'den sonra, tahtın tek
varisi olmuştu. 11 yaşında Manisa Valiliği'ne atandı. Ve 12 yaşına bastığı
yıl da, babası tahttan feragat ederek kendisinin yerine oğlunu hükümdar yaptı.
Bu
feragat, tarihlerde çeşitli yorumlara yol açmıştır. Bazı tarihçiler II. Murad'ın
Osmanlı ileri gelenlerinin ellerinde biriktirdikleri varlığı devlete intikal
ettirmek sureti ile ikta sistemini yürürlüğe koymak istemesinden kaynaklandığını
ileri sürerler. Diğer tarihçiler de II. Murad'ın, sağlığında oğlunun hükümdarlığını
görmek istemesi sebebi ile bu feragatte bulunduğunu yazarlar. Ancak, 12 yaşındaki
II. Mehmet'in padişahlığının devlet ileri gelenlerini memnun etmediğine bakılacak
olursa, birinci ihtimal zayıf düşer.
BİZANS
VE VENEDİKLİLERLE BİRER YILLIK ANLAŞMA İMZALADI
Murad
Han, Balkanlarda barışı sağladıktan sonra
çekilmişti. Fakat Papa'nın da zorlaması ile Macar kralı bir Haçlı seferi düzenledi.
100.000 kişilik bir Haçlı ordusu Türk sınırlarını geçti. Edirne'de toplanan
saltanat şûrası II. Murad'ı padişahlığa davet etmeye karar verdi. Sultan Murad
önce bu daveti reddetti ise de daha sonra oğlunun: "Eğer padişah biz
isek size buyuruyoruz, gelip ordunuzun başına geçin, yok siz iseniz, devletinizi
müdafaa edin" demesi üzerine II. Murad daveti kabul etti. Ve Varna'da
düşman ordusunu yendi. Osmanlı ileri gelenleri, Fatih adına basılan paraya
hile karıştırıp eksik para bastılar. Bu, askerin maaşından indirmek demekti.
Zafer kazanmış Yeniçeri buna isyan etti. Edirne'de yangın çıkarıp şehrin yarıdan
fazlasının yanmasına sebep oldu. Genç padişah öfke ve üzüntü içinde idi. "Babamızın
verdiği saltanatı bizden kıskandılar" diyordu. Bu durum karşısında Sultan
Murad tekrar tahtına döndü. 3 Şubat
1451 günü 48 yaşında iken hayata gözlerini yumunca, II. Mehmed yeniden Osmanlı
tahtına oturdu.
Yeni
padişahı genç ve tecrübesiz gören Batılı
hükümdarlar ve Bizans, ümitlere kapıldılar. Bizans ordusu, Çorlu'ya kadar
olan toprakları işgal edip, elinde bulunan şehzade Orhan'ı "Sultan"
tanıdığını ilân etti. Karamanoğlu İbrahim Bey de Akşehir ve Seydişehir'i aldı.
Sırplar, II. Mehmet'in tahta çıktığı zaman memleketine gönderdiği Mara Sultan'ın
masraflarına karşılık Alacahisar'ı istediler. II. Mehmet, bunların hepsini
kabul etti. Bizanslılarla ve Venediklilerle üç yıl süreli birer anlaşma imzaladı.
Padişahın bu tutumunu yanlış değerlendiren Batılılar, Çanakkale Boğazı'nı
kuşattılar. Bizans elçileri yeni isteklerde bulundu. Ve Orhan Çelebi'yi salıvermek
tehdidi ile padişahı ürkütmeyi denediler. II. Mehmet, susuyor ve kafasındaki
planı uyguluyordu. Karamanoğlu ile anlaştı. Yeniçeri ocağını gözden geçirdi
ve askeri, disiplin altında avucuna topladı.. İstanbul Boğazı'nda Yıldırım
Bayezid tarafından yapılmış olan Anadolu Hisarı'nın tam karşısına, Rumeli
Hisarı'nın yapılmasını emretti. Padişah ve paşaların gayreti ile 5.5 ay gibi
kısa bir zaman içinde hisar tamamlandı (1452).
ŞEHRE
GİRMEYE TEREDDÜT EDİYORDU
Hisarın
bitirilmesi üzerine Turhan Bey oğulları emrinde, bir kuvveti Mora'ya geçirerek,
Bizans imparatoru Konstantin'in kardeşlerini baskı altına aldı. Sıra İstanbul'un
fethine gelmişti. II. Mehmet, saray
divanını topladı, fikrini açtı. Zağnos ve Şehabettin paşalar padişahın düşüncesinden
yana idiler ama, Çandarlı Halil ve bazı arkadaşları İstanbul'un fethini şüpheli
görüyorlardı. II. Mehmet büyük bir sükûnetle konuşulanları dinledi ve istediği
savaş kararını meclisten aldı. İlk iş olarak gönderdiği bir kuvvetle İstanbul
ve çevresini yağma ettirdi. Konstantin, arkadan kuşatmanın geleceğini farkettiği
için, kapıları ördürüp surları tamir ettirdi. II. Mehmet, Karadeniz kıyılarındaki
kaleleri, şehrin fethine hazırlık olmak üzere birer birer ele geçirdi. Edirne'de
büyük toplar dökülüyordu, bu topların her biri Edirne'den İstanbul'a 400 asker
ve 60 manda gücüyle çekilebilmiştir. Ayrıca uçan alevli bombalar hazırlanmıştı.
6 Nisanda kuşatma başladı, mancınıkla atılan bombalar surları aşarak şehrin
içine düşüyor, İstanbul'u velveleye veriyordu. 18 Nisanda adalar alındı, 22
Nisan gecesi bir mucize başarılmış Türk donanması karadan yürütülüp Haliç'e
indirilmişti. 5 Mayısta Beyoğlu tepelerine Türk topları yerleştirildi. 26
Mayısta Papa'nın teşviki ile gönderilen Macaristan elçileri Fatih'i ziyaret
ederek, savaşa devam ettiği takdirde bütün Avrupa devletlerinin kendisine
savaş açacaklarını bildirdiler. 29 Mayıs günü sabahı da Türk topçularının
açtığı kahredici ateş altında Türk yiğitleri surlara tırmanmaya başlamıştı.
Bizans İmparatoru Konstantin öldü, şehir alındı ve Fatih beyaz atının üzerinde
İstanbul'a girdi.
RUMLARA
VE YAHUDİLERE İMTİYAZ TANIDI
Fetihle
birlikte, Çandarlı Kara Halil'i ve Bizans'a
âlet olmuş Orhan Çelebi 'yi idam ettirdi. Bütün dünya, Bizanslı Rumların zulüm
göreceklerini bekliyorlardı. Fatih, Rumların ve Yahudilerin dinî teşkilâtını
olduğu gibi bıraktı ve kendilerine imtiyaz tanıdı. Bu tolerans örneği bugün
de dünya tarihçilerinin örnek saydıkları bir davranıştır.
Fatih
İstanbul'u aldıktan sonra imparatorluğun sınırlarını genişletmek için çeşitli
savaşlar verdi. 1481'de yeni bir sefere çıkmak üzere iken şüpheli bir şekilde
öldü. Fatih'in zehirlendiği hususundaki iddialar bugün de kuvvetlidir.
Fatih,
Batı uygarlığı ile direkt teması kuran padişahlardan biridir. İtalya'dan ressam
Bellini'yi davet ederek portresini yaptırdığı bilindiği gibi bazı Batı mimarlarını
da davet ederek eserler vermelerini sağladığı bir gerçektir.
Fatih,
Osmanlı tarihinin en büyük padişahlarından biri, belki de en büyüğüdür.